Osmanlı İmparatorluğu’nda Müteferrika
İbrahim Müteferrika (1674 – 1745), Osmanlı İmparatorluğu’nda müteferrika (saray görevlisi), diplomat, tercüman, tarihçi ve en önemlisi ilk Türk matbaasını kuran çığır açıcı bir kültür insanı. Çoğu kıymeti bilinmeyen değerli aydınlardan biri değil en azından.
Muhtemelen 1674 yılında, bugün Romanya sınırları içinde kalan Transilvanya’nın (Erdel) Kaloşvar şehrinde doğdu. Macar kökenli bir Kalvenist (veya Unitaryen) bir teoloji öğrencisiyken, Osmanlı-Avusturya Savaşları sırasında esir düşerek İstanbul’a getirildi. Burada İslamiyet’i kabul ederek "İbrahim" adını aldı. IV. Mehmed ve II. Mustafa dönemlerinde yaşamış bir aydındır.
Kısa sürede zekası, dil yeteneği (Latince, Macarca, Arapça, Farsça bilmesi) ve bilgisiyle dikkat çekti. Sarayda padişahın yakın hizmetinde bulunan Müteferrikalık görevine getirildi ve ölene kadar bu unvanla anıldı.
Macarca ve Latinceye hakimiyeti sayesinde Osmanlı’nın dış ilişkilerinde aktif rol oynadı. Avusturya ve Rusya ile yapılan diplomatik görüşmelerde, ayrıca Macar Prensi II. Rákóczi Ferenc’in Osmanlı’ya sığınması sürecinde tercüman ve elçi olarak görev yaptı.
Matbaanın Kuruluşu (1727)
Osmanlı’da gayrimüslim topluluklar (Yahudiler, Ermeniler, Rumlar) daha önce matbaa kurmuş olsalar da, Müslümanların ilk kez Türkçe eser basacağı matbaa Lale Devri'nde, İbrahim Müteferrika ve Şeyhülislam’ın oğlu Yirmiyedizade Mehmed Said Efendi ortaklığıyla kuruldu.
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, 1720 yılında Yirmisekiz Mehmed Çelebi’yi Paris’e elçi olarak göndermiş ve yanında oğlu Mehmed Said Efendi’yi de götürmüştür. Yirmisekiz Mehmed Çelebi, sefaretnamesinde Fransa hakkında önemli bilgiler verirken, oğlu da pek çok yeniliği Osmanlı İmparatorluğu’na getirmiştir. Paris’te bulunduğu sırada bir matbaayı ziyaret eden Mehmed Said Efendi, İstanbul’a döndüğünde matbaa kurma kararı almıştır. İstanbul’a dönüşünde İbrahim Müteferrika ile tanışan Mehmed Said Efendi, birlikte bir matbaa kurmak için çalışmalar yapmaya başlamıştır. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, bu girişimlerini desteklemiş ve matbaanın kurulmasına sadece dinî olmayan eserlerin basılması şartıyla izin verilmiştir. Ayrıca, Şeyhülislâm Abdullah Efendi’den dinle ilgili olmayan kitapların basılmasına dair fetva ve III. Ahmet’ten de onay alınmıştır.
Gerekçe (Vesîletü’t-Tıbâa): Müteferrika, matbaanın gerekliliğini anlatan ünlü risalesini Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’ya sundu. Bu metinde, yazma eserlerin azlığı, kütüphanelerin yok olması ve İslam dünyasındaki bilgi kaybı gibi sorunlara matbaa ile çözüm bulunabileceğini savundu.
Fetva ve Ferman: Padişah III. Ahmed’in fermanı ve Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi’nin fetvasıyla matbaa resmiyet kazandı. Hattatların işsiz kalmaması için dini kitaplar dışındaki (tarih, coğrafya, lügat, tıp) eserlerin basılmasına izin verildi.
16 Aralık 1727’de Darü’t-Tıbâati’l Amire adlı ilk matbaanın kurulmasına başlanmıştır. Matbaanın makineleri ve Latin alfabesi kalıpları yurt dışından temin edilmiştir. Kullanılan Arap alfabesi kalıplarının kaynağı ise belirsiz olup, bazı bulgulara göre Müteferrika tarafından yapılmıştır. Ayrıca Yalova’da da bir kâğıt fabrikası (Kağıthane-i Yalakabad) kurulmuştur.
İlk Basılan Kitap (1729): Matbaada basılan ilk eser, Vankulu Lügati (Cevheri'nin Arapça sözlüğünün Türkçe tercümesi) oldu.
İbrahim Müteferrika, ömrü boyunca matbaasında tarih, coğrafya, dil ve askeri konuları içeren toplam 17 eser (22 cilt) bastı. Bunların arasında ünlü Cihannümâ ve Tarih-i Seyyah gibi eserler de yer alır.
Sadece bir matbaacı değil, aynı zamanda ciddi bir entelektüel olan Müteferrika’nın kendi yazdığı veya tercüme ettiği önemli eserler şunlardır:
Risâle-i İslâmiyye: İslamiyet'i neden seçtiğini, Hristiyanlık ile İslamiyet arasındaki farkları teolojik felsefeyle anlattığı eseridir.
Usûlü’l-Hikem fî Nizâmi’l-Ümem: Osmanlı devlet yapısındaki bozulmaları analiz ettiği, Avrupa’nın askeri ve idari yükselişini (özellikle Coğrafi Keşifler ve modern ordu düzenini) anlatarak Osmanlı'ya reform önerdiği reformist bir eserdir.
Kitâb-ı Cihannümâ (Katip Çelebi): Katip Çelebi’nin ünlü coğrafya eserine Kopernik’in Güneş merkezli evren teorisini, astronomideki yeni keşifleri ve haritaları ekleyerek basmıştır. Osmanlı’da modern astronomiden (Kopernik sisteminden) bahseden ilk kişilerden biridir.
Kazandırdığı ilk matbaanın işletme izni, onun ölümünden sonra Rumeli kadılarından İbrahim Efendi ve Anadolu kadılarından Ahmed Efendi’ye verilmişti. Ancak, bu ikili yalnızca 1757’de bir kitap basmayı başarabilmiş ve bu da Müteferrika'nın basmış olduğu Vankulu Lügatı'nın ikinci baskısıydı. 1757’den sonra ise matbaa uzun bir süre boyunca, 1784 yılına kadar faaliyet göstermedi. İbrahim Müteferrika’nın matbaanın Osmanlı topraklarında kurulması ve işletilmesi konusundaki gayretleri, onun en büyük mirasıdır. Bu ilk matbaanın açılmasının ardından yayımlanan eserler, Osmanlı İmparatorluğu'nda bilginin yayılmasını sağlamış ve kültürel gelişime katkı sunmuştur.
İbrahim Müteferrika, 1745 yılında İstanbul’da vefat etti. Mezarı bugün Galata Mevlevihanesi haziresindedir.
Olur da ziyaret etmek isterseniz kağıt müzesine bir göz atın derim;
[yazar: Kemal Karaoğlan ] [yazar_mail: samirkemal01@gmail.com]
.jpg)
Yorumlar
Yorum